Devrekani Çayı Havzası’nın Yukarı Kesiminde Sıcaklık ve Yağış ile Akımın Mevsimsel Trendleri ve Hidroklimatik İlişkileri
Anahtar Kelimeler:
Devrekani Çayı- hidroklimatoloji- Akım rejimi- İklim-akım ilişkileri- Trend analiziÖz
Bu çalışmada, Devrekani Çayı Havzası’nın yukarı kesiminde sıcaklık, yağış ve akım değişkenlerinin mevsimsel özellikleri, aralarındaki ilişkiler ve uzun dönemli değişimleri incelenmiştir. Çalışmada 1978-2011 dönemine ait akım verileri ile 1978-2025 dönemini kapsayan sıcaklık ve yağış verileri kullanılmıştır. Hidroklimatik değişkenlerin mevsimsel davranışları tanımlayıcı istatistikler, Kruskal–Wallis testi ve eta-kare (η²) etki büyüklüğü değerleri kullanılarak değerlendirilmiş; değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson ve Spearman korelasyon analizleri ile incelenmiştir. Uzun dönemli eğilimler Mann–Kendall trend testi ve Sen eğim katsayısı kullanılarak belirlenmiş, olası değişim noktaları ise Pettitt testi ile araştırılmıştır. Sonuçlar, sıcaklık, yağış ve akım değişkenlerinin belirgin ve istatistiksel olarak anlamlı bir mevsimsellik sergilediğini göstermiştir (p < 0,001). Yağış ile akım arasında kış (r = 0,571; p < 0,01), sonbahar (r = 0,517; p < 0,01) ve yaz (r = 0,463; p < 0,01) mevsimlerinde anlamlı pozitif ilişkiler belirlenirken, sıcaklık ile akım arasındaki ilişkiler genel olarak zayıf ve negatif yönlü bulunmuştur. Trend analizleri, kış akımlarında yılda ortalama 0,147 m³/s'lik istatistiksel olarak anlamlı bir azalma eğilimi olduğunu (Z = -2,278; p < 0,05), buna karşılık yaz ve sonbahar sıcaklıklarında anlamlı artış eğilimleri bulunduğunu ortaya koymuştur (sırasıyla Z = 3,334; p < 0,01 ve Z = 2,551; p < 0,05). Pettitt testi sonuçlarına göre yalnızca yaz sıcaklıkları serisinde 2005 yılında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim noktası belirlenmiştir (p = 0,023). Elde edilen bulgular, Devrekani Çayı Havzası’nın hidrolojik yapısının güçlü bir mevsimsel kontrol altında olduğunu ve son yıllarda özellikle yaz sıcaklıklarında gözlenen artışların havzanın hidroklimatik dinamikleri üzerinde giderek daha belirgin hale geldiğini göstermektedir. Bu durum, havza bazlı su kaynakları yönetiminde ve kuraklık hafifletme stratejilerinde artan iklimsel baskının dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır.
